BEZCİ/ “ÖNCELİĞİM GİRİŞİMCİLİK OLDU”

Röportaj: Sinan Karaca

BEZCİ/ “ ÖNCELİĞİM GİRİŞİMCİLİK OLDU ”

Genç yaşta elde ettiği çok sayıda başarı ile girişimcilere örnek olan TÜGİAD Genel Başkan Yardımcısı ve BESA Grup Yönetim Kurulu Üyesi Efe Bezci ile girişimciliğin kilit noktalarını ele alan bir röportaj gerçekleştirdik.

İş yaşamında her günü deneyimlemeye özen gösterdiğini söyleyen Bezci, eğitim hayatı boyunca da önceliğinin girişimcilik olduğunu kaydetti.

 

1-Sn. Efe Bey kısaca sizi tanımak isteriz? 

1990 yılında Ankara’da doğdum. İlkokulu Büyük Kolej’de, liseyi Fatoş Abla Koleji’nde birincilikle bitirdim. Üniversite eğitimimi TOBB-Mimarlık Fakültesi’nde tamamladım. Bunun dışında 22 yaşımda Yönetim Kurulu Üyesi olduğum TÜGİAD’ın, 2016 yılı Aralık ayında başlayan 16. Döneminde Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirildim. Halen aktif olarak görevime devam etmekteyim. 6 yıldır da aile şirketimiz BESA Grup bünyesinde görev alıyorum.

2-İş hayatına atılımınız nasıl oldu?

Aslında iş hayatına atılmadım, iş hayatının içine doğdum diyebilirim. Her çalışmasını, her atılımını, her diyaloğunu büyük dikkatle izlediğim babam Salih Bezci, aynı zamanda çok küçük yaşlardan beri yol göstericim oldu. O, yıllar geçmesine rağmen her projede aynı heyecan, aynı özveriyi yaşayan ender kişilerden biri ve iş yaşamında benim için en güzel örnek. Kendisinin yanında henüz çocuk yaşlarda şantiyelerle ve iş dünyasıyla tanıştım. Okul dışı zamanımın çoğu şantiye ya da ofiste geçti.

3-Hayat hikayenizde önemli gördüğünüz dönüm noktalarını bizimle paylaşabilir misiniz?

Benim en büyük şansım, kariyer açısından mükemmel donanıma sahip kişilerle küçük yaştan itibaren bir arada olmak. Aydın bir annenin, başarılı bir babanın evladı olarak büyümek; küçük yaştan itibaren hep doğru yönlendirilmek. İşte kilit burada açılıyor, “doğru yönlendirilmek.”  Parlak fikirlere sahip olabilir, çok iyi eğitim alabilirsiniz. Ama bunlara bir yol çizemez, uygulamaya geçiremezseniz girişimci olamazsınız. Ben hep iyi girişimci olmak için çalıştım ve bunun için de iş yaşamının her gününü deneyimlemeye gayret gösterdim. Eğitim hayatımda önceliği girişimciliğe verme kararı aldığım an, benim en büyük dönüm noktam oldu. Hiç şantiyeye, ofise uğramadan sadece akademik başarı peşinde koşsam büyük olasılıkla bugünkü düzeye ulaşamazdım. Bu sayede, genç yaşta çok sayıda başarının altında ismimi gördüm. Bunun hazzı anlatılamaz.

 

4-TÜGİAD olarak nasıl bir yapılanma içerisindesiniz?

TÜGİAD, Türkiye’deki ilk ulusal ve tek uluslararası genç işadamları derneği olarak, 1986’dan bu yana, Türkiye çapında 800’den fazla üyemizle 60’tan fazla sektörü temsil ediyor.

Yerel ekonomiye destek için yürütülen projelerin yanı sıra uluslararası çalışmalar kapsamında, Avrupa Genç İşadamları Konfederasyonu (YES for Europe) ve Avrupa Birliği Genç Girişimciler Organizasyonu’nda (JEUNE) Başkan Yardımcılığı görevlerini yürütürken, G20 Genç Girişimciler İttifakı’nda da Türkiye’yi temsil eden Derneğimiz Türkiye’de adını gururla taşıyan, önemli iş STK’larından biri ve ben TÜGİAD’ın en genç Yönetim Kurulu Üyelerinden biri olmanın gururunu yaşadım. 2016 yılından beri de Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürütüyorum.

Biliyorum ki Türkiye’nin başarısı, genç neslin başarısına bağlı. Bu yüzden önceliğimiz elbette gençler. Genç girişimci sayısını artırmak, onlara yol gösterici projeler üretmek, aynı zamanda genç yaşta başarıya ulaşan üyelerimizin önünü daha da açmak ve ufuklarını geliştirmek için özveriyle gece gündüz çalışıyoruz. Odağına gençleri alan ve onların yükselişini gururla izleyen TÜGİAD Ailesi, bugün elde edilen çok sayıda başarının mimarı ve bu muhteşem bir detay.

 

5-TÜGİAD gençlere nasıl destekler veriyor?

Ülkemizin en önemli ihtiyacının “yetişmiş işgücü” olduğunun farkında bir sivil toplum kuruluşu olarak, üniversite öğrencisi gençlerimizle pek çok platformda işbirliği içindeyiz. TÜGİAD Akademi bunlardan yalnızca biri. Girişimcilik, ekonomi, uluslararası ilişkiler, hukuk, ar-ge ve inovasyon temel başlıkları altında yürüttüğümüz çalışmalarda, TÜGİAD Akademi üyesi öğrencilerimize, çeşitli alanlarda seminerler, sempozyumlar düzenliyoruz. TÜGİAD olarak yaptığımız birçok çalışmada onları misafir ediyoruz.

TÜGİAD’ın en önemli çalışmalarından biri olarak, gençleri ve girişimciliği desteklemek amacıyla Türkiye’de bir ilke imza attık. Derneğimizin girişimcilik ekosisteminde aktif rol alması için, üyelerimizin ortaklığında GirişimTürk AŞ’yi kurduk. Girişimcilere destek olmak için fon kaynağı yaratırken, bir yandan da iş dünyasının temsilcileri olan üyelerimize yeni yatırım alanları açmaya çalıştık. GirişimTürk şirketiyle genç girişimcilerin projelerine finansman ve mentörlük sağlıyoruz. Üyelerimiz arasında da giderek daha fazla ilgi gören bu yapılanmayı şimdi daha da büyüterek ikinci şirketi kuruyoruz.

TÜGİAD olarak, Marmara Üniversitesi ve Bahçeşehir Üniversitesi ile yıllardır süren işbirliğimiz kapsamında, Girişimcilik Komisyonumuzun koordinasyonunda Girişimcilik dersleri veriyoruz. Girişimcilik derslerinde, çeşitli sektörlerden konuk konuşmacılarımız alanlarında sahip oldukları bilgi ve deneyimi öğrencilerimiz ile paylaşıyorlar. Geçtiğimiz aylarda, TÜGİAD Girişimcilik Komisyonu ve Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi ile işbirliğinde ‘’Stajyer Girişimci Yarışması’’ düzenledik. Amacı lisans ve lisansüstü düzeyindeki öğrencilerin girişimcilik potansiyelini ortaya çıkarmak, cesaretlendirmek ve desteklemek olan yarışmamızda staj yapmaya hak kazanan öğrenciler, içinde bulunduğumuz dönemde, projeleri ile ilgilenen üyelerimizin yanında staj yapıyorlar.

Ayrıca TÜGİAD olarak, öğrenci ve akademisyenlerin güncel proje fikirlerini ürüne dönüştürme sürecine destek vermek üzere kurulan Başkent Üniversitesi EKİN Ön Kuluçka Merkezi ile de işbirliği içindeyiz. Sürekli işbirliğinin yanı sıra, Türkiye’nin her ilindeki üniversitelerdeki panellere, kariyer günlerine katılıyor; girişimcilik konuşuyor; öğrencilere yönelik süreli sertifika programları düzenliyoruz. Ankara Şubemizin TOBB Ekonomi ve Başkent Üniversiteleriyle, Bursa Şubemizin Uludağ Üniversitesiyle işbirliği gibi, Çukurova ve Ege şubelerimiz de bu konularda kendi bölgelerindeki üniversitelerle sürekli iletişim halinde…

Gelişmiş ülkeler başta olmak üzere dış dünyayı ekonomist danışmanlarımız eşliğinde dikkatlice izliyor ve fırsatları, uyarıları, gelişimleri iş insanlarının önüne sunuyoruz. TÜGİAD olarak fikrine inanan, onu hayata geçirmeye kararlı gençlere yol haritası oluşturuyoruz.

 

6-İş dünyasındaki ahbap-çavuş ilişkilerini nasıl yorumluyorsunuz? Mesela bizim Türkiye Spor Zirvesi adlı bir organizasyonumuz var, ahbap-çavuşluk yerine kurumsallığı denedik ve gördük ki sponsorluklar hep ahbap-çavuşluk üzerinden gidiyor? Bunu da nasıl yorumluyorsunuz? 

Projelerin başarıya ulaşması için insanlara dokunması gerekiyor. Eğer proje sponsorluk anlamında firmaya katkı sağlayacaksa kurumsal firmalar gözleri kapalı o projenin içinde yer alıyor. Türkiye’de projelerin ne yazık ki önemli bölümü ahbap-çavuş ilişkisi ile yürüyor ve sonuç getirmiyor. “Temiz çalışmak” deyimi sadece titizlenme anlamında değil, aklen ve ruhen hür, doğru işler ortaya çıkarmak demek. İşte bu yüzden, projeler çok iyi etüt edilerek hazırlanmalı; karşılıklı çıkar ilişkisiyle yürütülen iş, boşa küre çekmekten farksız.  Projeler zamanlamasından, içeriğine; katılımcısından, kazanımına kadar her yönüyle detaylandırılmalı ve belki de 10 proje yerine çok başarılı sonuçlar elde edilecek bir proje ile yola çıkılmalı.

7-Türkiye ‘de girişimci ruhlu gençlere ne söylemek istersiniz?

Bugüne kadar girişimcilere altın öneriler tadında çok sayıda yazı okumuş olabilirsiniz. Her şeyi bir kenara bırakın. İşin özü şu; girişimcilik, ruhta başlar. Öncelikle inanmalı ve yolunuzu çizmelisiniz.

İş fikri herkeste gelişebilir ama çok azı bunu hayata geçirebilir. Eğer fikrini hayata geçirebiliyorsan o zaman girişimci olursun. TÜGİAD Genel Başkanımız Ali YÜCELEN’in de dediği gibi girişimcilik konusunda gençlerin yapacak ve söyleyecek çok şeyi var. Gençler hayalci olmasınlar ama hayal kurmayı da unutmasınlar.  Girişimci ruhlu gençlere, tıpkı benim gibi ne istediklerine çok küçük yaşlarda karar verip, yılmadan, yorulmadan bu yolda devam etmelerini öneriyorum. 30’lu yaşlardan sonra “ben girişimci olmaya karar verdim” demekle girişimci olamazsınız, bu çok zor. Erken kalkan yol alır. Kalkın ve harekete geçin. Ben 10 yaşında babamın iş diyaloglarına, pazarlıklarına şahit olmasam, işlerin nasıl yürüdüğünü öğrenmesem, bugün BESA gibi çok önemli bir şirketin Yönetim Kurulu Üyeliğinde oturmuyor olacaktım. Tamamen öğrenci psikolojisi ile okula giden, üniversite eğitimini tamamlayıp, ardından akademik kariyer ile bu yaşlara kadar eğitim hayatını sürdüren ve iş hayatına yeni atılan bir kişi ile elbette aramda deneyim açısından büyük fark olacak. Ben bu düşüncede olan kişilerden şu an itibariyle en az 15 yıl daha öndeyim. Aksi taktirde profesörler en iyi girişimciler olurdu, ama durum öyle değil. Tabii ki akademik kariyer de bir tercih meselesi. Bu nedenle girişimci olmak istiyorlarsa küçük yaşlardan itibaren iş yaşamına bir yerden başlamalarını öneriyorum.

 

Saygılarımla,

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir