BEN VE KANKAM EGOM

 

Her gün sabah EGO’nuzla uyandığınızı biliyor musunuz?

Veya gün içinde yanınızdan hiç ayrılmadığını, günün sonunda onunla konuştuğunuzu…

Çünkü EGO’nuz en iyi arkadaşınız…

Benlik, bencillik ve ben gibi anlamları karşılayan ‘ EGO’, kişinin özgüveninin ve özsaygısının meydana getirdiği iç âlemi olaraktan tanımlanmaktadır. Hani o ‘BEN’ duygusu var ya, işte o duygunun her şeyden önce gelmesinin adıdır EGO…

Peki, hayatımızın ayrılmaz bir parçası olan egomuzu nasıl kullanıyoruz? Egosuz yaşamak mümkün mü?  Egomu çok kullanırsam şişmanlar mıyım?

Çoğunlukla ego olumsuz bir davranış olarak algılanmaktadır. Ancak uzmanlara göre EGO her insanın kişiliğinde bulunan fakat kontrol altında tutulması gereken bir kavram olarak nitelendirilmektedir. Yani kişilik dengesi için gerekli bir davranış biçimidir. İnsan hayatındaki yeri yadsınamayacak kadar büyük olan EGO, çağımızın en önemli sorunları arasında gelmektedir. Kontrolünü elimizde tuttuğumuz,  doğru yönettiğimiz sürece bir nevi kişilik güvenliğimizi korumuş oluruz. Yani etkili ve doğru kullanılan EGO, ‘ne kadar egolu bir insan ‘ cümlesinden uzaklaştırır bizi. EGO, hem öznel hem de toplumsal yaşamında, bireyin kendini tanımlayıp, anlamlandırabileceği ve koruyabileceği içsel olarak işleyen bir kontrol mekanizması oluşturur.

Şayet EGO kontrol altında tutulamaz ve EGO bizi yönetmeye başlar ise o zaman yaşam dengemizi bozmaya başlar. EGO’yu tetikleyen ya da arttıran birçok etken vardır. Bunlardan en bilineni ise küçük başarılar, para ve kendini büyülü derecede çekim merkezi görmek gelir. EGO sizden kendinize çok fazla ve dikkatle özen göstermenizi ister. EGO, her zaman başkalarını suçlar. Sizin her zaman haklı olduğunuzu ve insanlara karşı dikkatli olmanız gerektiğini söyler. EGO, kişilerin duygularında, düşüncelerinde ve davranışlarında kendini gösterdiğine göre bunun zararları da çoğunlukla hayatı olumsuz etkilemektedir. Sürekli herkesi ezip üste çıkmaya çalışmak, sürekli herkesi ve her şeyi kendinize yönelik bir tehdit olarak algılamak, hayattan tat almanızı güçleştirir.

EGO hayatınızı belirli bir süre sonra zindana çevirir. Kendinizi, kendi kurduğunuz parmaklıkların içine hapseder. Beslemeye çalıştığınız benliğiniz hayatınızı ele geçirir ve hayal kırıklıkları ve zorluklarla sağlıklı bir biçimde başa çıkmanızı imkânsız kılar. EGO’nuzu kontrol altına almadıkça ilişkileriniz, kariyeriniz ve hayatınız bir hüsranlar serisi şeklinde hissettirmeye devam edecektir.

Birçok insan EGO’yu yenme çabasına girmektedir. Ancak EGO yenilmesi gereken bir hastalık ya da düşman değildir. EGO yani benlik duygusu herkesin doğasında vardır. Bir insan hayata geldiği andan itibaren, ilk olarak kendi sağlığını, kendi mutluluğunu ve kendi başarısını düşünmeye odaklanmıştır. İşte bu durumda EGO dozunda olduğu sürece kimseye zarar vermez. Egoyu kontrol altına almanın en etkili yöntemi, olumlu ve dengeli düşünme becerisini ve sanatını icra edebilmektir. Kişinin farkındalığı arttığında EGO ehlileştirilmiş bir ata benzer. Kendini bir yola sokar.

Yenmeye çalıştığınız EGO’nuz aslında hayatınızdaki en temel işlevlerin adı olduğunu biliyor muydunuz? Bunlar;

  • İsteklerimizle değerlerimiz arasındaki dengeyi kurmak
  • Mantıklı ve gerçekçi davranmamızı sağlamak
  • İsteklerimizi ve ihtiyaçlarımızın farkına varmamızı sağlamak
  • Değerlerimizi, inançlarımızı, kurallarımızı ve sınırlarımızı fark etmemizi sağlamak
  • Karar almamızı ve aldığımız kararları uygulamaya koymamızı sağlamak.

Bu saydığımız işlevlerini dikkate aldığımızda, EGO’muza ne kadar iyi davranmamız gerektiğini ve onu yenmekten vazgeçmemiz gerektiği açıktır. Sonuçta, hayattaki başarı ve mutluluk büyük ölçüde ego kalitemizden geçer.

Unutmayın, farkında iseniz kontrol edebilirsiniz…

 

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir