FARK EDİLMEK

Fark edilmek, var oluşumuz gereği doğal bir ihtiyaçtır. Herhangi bir ortamda, sadece bulunmamızın bile fark edilmesini isteriz. Çünkü aksi, bize kendimizi değersiz hissettirir. Fakat bir ortamda sadece var olmak fark edilmemizi sağlamayabilir. Özellikle iş ortamlarında fark edilmek için orada bulunmaktan çok daha fazlasını yapmamız gerekir. Diğerlerinden bir adım öne geçmek, dikkat çekmek, fark yaratmak sanıldığı kadar zor değildir. Birkaç küçük adım ile siz de kendinizi rahatlıkla öne çıkarabilirsiniz.

  • GÜLÜMSEYİN: Gülümsemek en başta size fayda sağlar. Bağışıklık sisteminizi güçlendirir ve stresi azaltır. İş yaşamındaki faydası mı? Bir düşünün, yoğun ve stresli bir iş günündesiniz ve çalışma arkadaşlarınız barut gibi. Sizin, odaya neşeli bir ‘merhaba’ ile girmeniz ortamı yumuşatır ve onların da gülümsemesini sağlar. Gülümseme bulaşıcıdır ve bulaşıcı olduğu İsveç’te yapılan bir araştırma sonucu ispatlanmıştır.
  • DOĞAL OLUN: Bu, en az gülümsemek kadar kolaydır. Çünkü doğal olmak için ekstra bir çaba göstermenize gerek yok. Esas zor olan, olduğunuz kişiden farklı biri gibi görünmeye çalışmanızdır. Farklı biri gibi davranmak ilk başlarda size iyi gelebilir fakat bu durum gitgide yorucu olmaya başlar. Aynı zamanda tutarsız davranmanıza da neden olur. Oysa kendiniz gibi davranmak çevrenizle duru bir iletişim kurmanızı ve güvenilir olmanızı sağlar.
  • AYNADA GÖRDÜĞÜNÜZÜ ÖNEMSEYİN: Özellikle kendinizi iyi hissetmek için dikkat etmeniz gereken önemli noktalardan biridir dış görünüşünüz. Temiz ve ütülü giyinmeye özen gösterin. Saçlarınızın temiz ve düzenli olduğundan emin olun. Dış görünüşünüzü önemseyin. Çünkü etkileşimde bulunduğunuz insanların çoğu, sizin nasıl göründüğünüzü önemsiyor.
  • DİK DURUN: Elbette bunu, ilk olarak sağlığınız için yapmalısınız. Aslında doğuştan dik olan duruşumuz zaman içinde çeşitli sebeplerden bozulmuştur. Fakat bunu düzeltmek veya korumak bizim elimizdedir. Peki dik durmak sağlığa yararı dışında ne işe yarar? Özgüven sağlar. Düz bir omurga, geriye yönelmiş omuzlar ve omuzların tam ortasında dimdik duran boyun…  İşte bu; kendini göstermek isteyen, özgüvenli bir duruştur.
  • DİNAMİK OLUN: Dinamik görünmeye çalışmak zor fakat dinamik olmaya çalışmak kolaydır. İhtiyacınız kadar su tüketin, suyun arındırıcı ve enerji veren etkisinden faydalanın. Meditasyon yapın ve bunu belirli tekniklerle, kalıplarla sınırlandırmayın. İç huzurunuzu bulmanın size enerji vereceğine inanın. Kendinizi keşfedin ve size neyin iyi geldiğini bulun. Düzenli olmasına özen göstererek spor yapın. Kaslarınızı çalıştırmaya başladığınızda, bu gelişimin size nasıl bir geri dönüşte bulunduğuna inanamayacaksınız.
  • İLİŞKİLERİNİZDE SICAKKANLI, KRİZ ANLARINDA SOĞUKKANLI OLUN: Sıcakkanlı ya da soğukkanlı olmak bir yaradılış durumudur ve değişmesi zordur. Fakat insanlarla olan ilişkilerinizin içten ve samimi olması daima aranan kişi olmanızı sağlar. Hatta girişken olmanız da çevrenizdeki tanınırlığınızı arttırır. Soğukkanlı olmak ise stres ve kriz yönetiminde hayat kurtarıcıdır. Kriz anında soğukkanlı davranabilenler, olaylara daha çözümcü bir yapıyla yaklaşırlar. Bu da bu kişilerin krizi doğru yöneterek takdir kazanmasını sağlar.
  • FİKRİNİZİ SÖYLEMEKTEN ÇEKİNMEYİN: Herkesle aynı fikirde olmadığınızda suçluluk hissetmeyin ya da bundan utanmayın. Belki de aralarında en kıymetlisi sizin düşüncenizdir. Paylaşmazsanız bunu asla öğrenemezsiniz. Bilginizi ya da fikrinizi kendinize saklamanızın kimseye faydası olmaz.
  • NEZAKET GÖSTERİN: Nezaket, insanın kalitesini arttırır. ‘Merhaba, rica ederim, lütfen, teşekkür ederim, özür dilerim’ demek sizi asla alçaltmaz. Aksine, bunları kullanmayı sıklaştırdıkça saygınlığınızın da arttığına şahit olacaksınız.
  • İKNA EDİN: İkna edebilmek, sabırlı olmayı gerektirir. İkna etmek için doğru yerde ve doğru zamanda olduğunuza emin olun. İkna için kendi seçeneklerinizi sunun ve birinin seçilmesini isteyin. İkna edeceğiniz kişinin, sunduğunuz seçenekleri çürütmek için söyleyeceği olumsuz durumlara, önceden hazırlıklı olun ve bunları karşı taraf dile getirmeden önce çözümüyle birlikte siz söyleyin.
  • İNİSİYATİF ALIN: Genelde karar almada yetkilendirilmek için sabırsızlanırız. Fakat karar almak söz konusu olduğunda çekimser kalmayı tercih eder, sorumluluk almaktan kaçınırız. Oysa yerinde ve her ayrıntısı düşünülmüş bir karar almak sizi başarıya götürebilir.
  • OTOKONTROLÜNÜZ ELİNİZDE: Daniel Goleman, özdenetimi; yıkıcı duyguları ve güdüleri etkili bir biçimde idare etmek şeklinde özetliyor. Fark edilmek, başarılı olmak için başkalarını yönetmek yeterli olmuyor. Yönetmeye önce kendinizden başlamalısınız. Çok zor, çok stresli anlarınızda bile kendinizi kontrol edebilmelisiniz.

İçinizdeki potansiyeli görmezden gelmeyin. Daha iyisini yapmak için atmanız gereken adımı atmaya üşenmeyin, korkmayın, çekinmeyin. Yaşamın koşuşturmacasında, orada öylece durarak fark edilmeyi beklemeyin ve başlamak için yarına ihtiyacınız yok. Hadi, hemen şimdi gülümseyin.

 

Özge İnce

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir