İnsan Kaynağı Kullanılırken Yapılan Hatalar

BUKET ŞİLAN GÜNGÖREN’in kaleminden…

İnsan Kaynağı Kullanılırken Yapılan Hatalar

İnsan… Ne muazzam bir varlık, ebediyen yaşatılması zorunlu bir kimlik…

İşte ebediyen yaşatılması zorunlu olan kaynağımızı iş hayatımızda ne denli doğru kullanıyoruz?

Bir insan kaynakları sitesinin yaptığı araştırmada çalışanların yüzde 84’ü işinden memnun değil. 11 bin 350 kişi arasında yapılan ankete katılanların yüzde 72’si işini değiştirmeyi düşünürken, sadece yüzde 16’sı işinden memnun.

Bunun bir çok nedeni var. Ailemizin istediği işi yapmak,hemen para kazanma isteği,üniversite puanımız yetiyor diye sırf üniversite bitirmiş olmak için seçilen yanlış bölümler… Saymakla bitmez…

Yeni gençlik tahsil biter bitmez en iyi şartlarda takılmak istiyor. Bugün gençler daha çabuk, daha kestirme yoldan hedeflere ulaşmak istiyor. Ama her şeyi aynı anda bu kadar erken istemek hayal işte bunu öğretmiyor okullar…

Önce sevdiğimiz işi mi yapmak istiyoruz yoksa maaşı, şartları iyi bir işi mi? Buna karar vermeliyiz. İkisi bir anda da oluyor tabi ama bu ikisi bir anda olma oranı maalesef %16.

Gelelim iş dünyasının yaptığı hatalara. Bazı firmalar insan kaynağını kullanırken son derece özenli. Çünkü muazzam varlık olduğunun bilincindeler.Anlık değil uzun vadede düşünerek değerlendiriyorlar seçimlerini. Başarıya doğru insanla ulaşacaklarını biliyorlar. İşe göre insan seçmiyorlar, insana göre iş oluşturuyorlar. Böylelikle çalışanlarının mutlu ve verimli  çalışmalarını sağlıyorlar. Bu firmalar çok az ama umut ediyoruz ki, ilerleyen dönemlerde kalıplaşmış iş ilanlarından yavaş yavaş kurtulacağız. Çünkü artan iş sahaları ve bir o kadar zorlaşan istihdam alanları her geçen gün işsizliği ve verimsizliği besliyor.

Özellikle Personel seçme yerleştirme yapılırken dikkat etmemiz gereken ve insan kaynağını doğru kullanmak adına önemli olduğunu düşündüğüm birkaç düşüncemi paylaşmak istiyorum.

– İş ilanları verirken kalıplaşmış 8/10 maddenin dışına çıkarak başlayabiliriz doğru insan kaynağı için. Hani o okumaktan fenalık gelen maddeler var ya, işte onlardan bahsediyorum. Alışveriş listesi kadar uzun olabiliyor bazen. On tane maddenin iki tanesi adaya uymadığında başvurudan vazgeçirecek kadar etkili olduklarını söyleyebilirim. Fakat en büyük yanlış burada başlıyor. Bu kadar çok kalıplaşmış ilanlar adayların da gözünü korkutuyor. Hal böyle olunca doğru insan doğru iş hedefinden uzaklaşmış oluyoruz. Daha sade ve kalıpların dışına çıkmak sizi basit göstermez, aksine samimi ve yalın gösterir…

Özellikle burada değinmek istediğim ince ve hassas bir nokta var. EĞİTİM ve DENEYİM

Eğitiminin yeri mutlak suretle korunmalı fakat bu korumayı sağlarken adaydaki diğer becerileri ve deneyimleri de göz ardı etmemek gerekir. Artık günümüzde eğitimin yaşı yok. İnsanlar çalışırken, annelik yaparken, gezerken bile okuyabiliyorlar. Bu yüzden eğitim tek başına kriter olmamalı.’ Lise mezunu, olmaz biz en az ön lisans mezunu arıyoruz’ düşüncesiyle adayların önüne set konulmamalı. Fırsat verilmeli. Unutulmamalıdır ki, tecrübe ile o koltuklarda oturuyor başarı elde ediyoruz. Tek başına eğitim ile değil. Bu yüzden eğitimi ikinci planda tutarak yeni adaylara da kapınızı açınız.

-İş başvurusu yaparken o kocaman bir kaç sayfadan oluşan iş başvuru formunu doldurarak başlıyoruz yarışa… Yarışa diyorum çünkü bu formu özenle dolduran aday İ.K.’cının gözünde hep 1-0 önde başlıyor. Evet iş başvuru formu önemli aday ile ilgili bilgi sahibi olabilmek için fakat sadece iş başvuru formunu özensiz doldurduğu için değerlendirmemek en büyük YANLIŞ!!!!! Çünkü aday bu formu doldurmak için harcayacağı zamanı yüz yüze görüşerek etkili bir şekilde kullanmak istiyor. Bu durumla çalıştığım süre boyunca çok sık karşılaştım. Aday formu gelişi güzel dolduruyor diye özensiz biri olarak  kodluyoruz kafamızda fakat kişi mülakat görüşmesinde geldiğinde çok farklı bir kişi ile karşılaşıyorsunuz. Doğru insan kaynağı için yüz yüze iletişimin faydalarından yararlanın derim ben…

– Adaylar ile yapılan görüşmeler de mümkün olduğunca rahat bir ortam oluşturulmalı. Çünkü adayın iş başvuru heyecanı sorulan sorulara sağlıklı cevap vermesinin önüne geçmektedir. Bu durumun önüne aday ile öncelikle sohbet etmek istediğinizi vurgulayarak geçebilirsiniz. Sohbet esnasında sorularla iş yaşamına geçiş yapmanız hem adayın kendini rahat hissetmesini hem de sorulara doğru ve samimi cevap vermesini sağlamış olur. Standart sorulardan mümkün olduğunca kaçınmakta fayda var. Çünkü standart soruların ışığında yapılan görüşmelerde adayın gerçek yetenekleri ve zayıflıkları gözden kaçabiliyor. Lütfen ayak üstü iş görüşmelerinden kaçının.Bu durum adayın üzerinde son derece olumsuz etki yaratmaktadır. Adayda değer verilmeme,tecrübesinin bu iş için uygun olmaması hatta iş arama sürecini sonlandırmaya kadar gidebiliyor bu durum. Her şeyden önce iyi bir iletişim insana değer vermekle başlar

-Aday ile yüz yüze görüşme yaptığınızda yetkinlikleri ile okuduğu okul bağdaşmıyor,aday bu işi istiyor çünkü işsiz kalmak istemiyor, bütün iş tecrübesi de bu korkuyla edinmiş. Fakat mülakat görüşmesinde adayın farklı bir işte daha iyi performans göstereceğine inanıyorsunuz. İşte bu durumda karar vermeniz gereken adayı sırf istihdam açığı kapanması için mi işe alacaksınız yoksa adaya uygun istihdam oluşturup hem şirkete hem adaya katkı mı sağlayacaksınız? Bu duruma tabi ki etkili bir mülakat sonucu varabiliyoruz. Nihayetinde İ.K.’cılar da insan sarrafı değil…

-Son olarak değerlendirmeleri yaparken fotoğrafın tamamına bakarak yapmak, uzun vadede başarı getirir. Ne deneyimlerin arkasına ne de becerilerin arkasına tek başına sığınarak yapılmamalı. Mutlak bir ölçü olmalı. Ön yargılardan uzak durulmalı. Adayların  tarzları, giyimleri, inançları, hobileri vb. gibi olgular değerlendirmelerde uzak durulması gereken durumlar arasında olmalı.

 

Lütfen her şeyden önce bu adayların yerinde olabileceğimizi düşünerek değerlendirmelerimizi yapalım. Standartların dışına çıkmak bu kadar zor olmamalı. Fırsat vermekten kaçınmayalım. Denemekten kimseye zarar gelmez.  Verilen fırsatlar kazanca dönüştüğünde başarı da kaçınılmaz olacaktır… Unutmadan deneme süresi en fazla 2 aydır… dip not 🙂

                                                                                                                                                             Buket Şilan Güngören

                                                                                                                                                                     Ekim 2017

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir