TARİHİN GÖZÜYLE İNSAN KAYNAKLARI

Ülkelerin, medeniyetlerin, savaşların tarihi olduğu gibi tabi ki insan kaynaklarının da tarihi vardır. İnsanların dünyada var oluşlarıyla beraber paleotik dönemden beri yeteneğe göre iş görevlendirilmesi yapılmıştır. Avcılıktan anlayan bir kişiye avcılık görevi, toplayıcılıktan anlayanlara da toplayıcılık görevi verilmiştir. Tarihte insan kaynakları sürekli değişim ve gelişim göstermiş olsa da somut bir çizgide ilerlemiştir. Tarihte insan kaynakları büyük bir öneme sahiptir. Ülkelerin güçlenmesi ve genişlemesi, doğru insanların doğru görevlere getirilmesiyle gerçekleşmiştir. İnsan kaynakları kavramı genel olarak İkinci Dünya Savaşı ile ortaya çıkmış olsa da yapılan kazılarla paleotik ve neolitik dönemden beri görevlendirmeler yapıldığı anlaşılmıştır. Dayanıklılık, liderlik gücü, işlere göre yaş ve cinsiyet ayrımı dönemden süregelen önemli değerlendirmeler olmuştur. Kayıt tutmalar, babadan oğula geçen meslekler, çıraklıklar en erken insan kaynakları yönetimi örnekleridir. Tarihin gözüyle insan kaynakları, yönetim ve organizasyon biçiminin örgütlenerek devlet güçlendirmede önemli bir alan olduğunu ortaya çıkarmıştır.

Eski Mısır’da, piramitlerin inşasında bile yetki ve sorumluluk, örgütlenme olgularının bilimsel katkıları insan kaynaklarının varlığını hissettirmektedir. İş bölümü Roma Medeniyetinde ki askeri örgütlenmelerden de anlaşılmaktadır. Özellikle 1776 yılında Adam Smith’in yazmış olduğu “Milletlerin Refahı” (The Wealth Of Nations) adlı eserinde yönetim ve iş bölümünden bahsetmesiyle insan kaynakları düşüncesinin ortaya çıkmasında temel yapı taşları oluşmuştur. Tarihte tarımdan sanayiye kadar kayıt tutma işlemi olup, çalışan sayılarının artması ile insan kaynakları organizasyonu daha fazla yer edinmiştir. Babil Hammurabi Kanunları’nda ki ücretlendirme sistemleri, MÖ. 1600’lerde Çinlilerin ilk iş bölümü ve uzmanlaşma ve yine MÖ. 400’lerde Çinlilerin personel devir işlemleri insan kaynaklarının farklı kavramlarıyla ortaya çıkmıştır. Bilimsel olarak varlığını tarihte endüstri devrimiyle duyurmuştur.

Ekonomik hayat, sanayi kuruluşları ve fabrikaların artışı 1890 yılında NCR Corporation‘ın Personel Yönetimi Bölümü’nü açmasıyla tarihteki yerini almıştır. İkinci Dünya Savaşı’nın getirmiş olduğu bilgisayar teknolojisi ile şirketler için personel yönetimi bölümü daha çok önem kazanmıştır. Tarihi süreç ile teknolojik gelişmelerin de ışığıyla insana verilen önem artmıştır. İnsan kaynakları zamanla gelişme gösterip kendi içerisinde ödüllendirme ve motivasyon gibi yeni kavramlar oluşturmuştur. Böylece artık insan kaynakları geçmişten günümüze gelen tarihi süreçte; işyerindeki verimliliğin artmasını sağlayarak, çalışanların tatmin olmasını sağlamıştır. Çalışan ile işveren arasındaki köprü görevini tarihte yer edinerek insanoğluna yönetim enstrümanı olduğunu göstermiştir. İnsan kaynakları artık tarihin en trend alanlarından olduğunu ispatlayarak, uzay çağına doğru yol almaya devam etmektedir.

SİBEL DEMİRKOL

TARİHİN GÖZÜYLE İNSAN KAYNAKLARI” için bir yorum

  1. Çok güzel bir anlatım çok güzel bir süreç tasviri olmuş. Sibel hn. ın emeğine sağlık. Tüm kalbimle kutluyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir